3 Ocak 2009 Cumartesi

İslamiyet’ten haberi olmayanlar

Sual: Dağda, çölde, mağarada, ormanda veya ıssız bir adada kalıp din, peygamber diye bir şey işitmemiş kimse, akılla Allah’ın varlığını bulursa veya bulamazsa, hükmü nedir?
CEVAP
Denilen yerlerin birinde yaşayıp da, dinden haberi olmayanlar, imanlı olmadıkları için Cennete girmezler. Allah’ı, Cenneti, Cehennemi duymadığı ve inkâr etmediği için Cehenneme de girmezler. Dirildikten ve hesaptan sonra, bütün hayvanlar gibi, bunlar da yok edilir, bir yerde sonsuz kalmazlar. (Mektubat-ı Rabbanî, Feraid-ül fevaid)

Dağda, çölde yaşayıp da Peygamberleri işitmemiş olana Şahik-ul-cebel denir. Bunlar mazurdur. Peygamberlere inanmaları emredilmedi. (İsbat-ün-nübüvve)

Akılla, Allah’ın varlığını, birliğini anlayıp iman eden kimseler, Peygamberleri hiç işitmemişse, onlara iman etmeleri emredilmediği için Cennete giderler. (H.L.O. İman)

Buhara âlimleri, İmam-ı Eşari’nin bildirdiği gibi, (Peygamber gönderilmeden, tebliğ yapılmadan önce teklif yapılmaz) dediler. Tercih edilen kavil de budur. Bu âlimler, (Yerleri ve gökleri ve kendini gören, aklı başında bir kimsenin Allahü teâlânın varlığını anlamaması özür olmaz) sözünden maksat, Peygamberlerin sözlerini işittikten sonra, anlamaması özür olmaz demektir, dediler. (Redd-ül-muhtar)

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Akılla Allahü teâlânın varlığını, birliğini bilmek gerektiğini söyleyen âlimler olmuştur. Allahü teâlâ, aklı, hakkı batıldan ayırmak için yaratmışsa da, hak yol bildirilmedikçe akıl, bunu yalnız başına bulamaz. Peygamberleri duymamış kimse, ahirette kabahati kadar mahşer yerinde azap görür, herkesin hakkı verildikten sonra, bütün hayvanlar gibi yok edilir. (1/259)

Bir âyet-i kerime meali de şöyledir:
(Biz, bir resul göndermeden [dini tebliğ etmeden] önce azap etmeyiz.) [İsra 15]

Zerre iman ne demek?

Sual: Hiçbir iyilik ve ibadeti olmayan günahlar içinde yüzen bir kimse, ihlâsla kelime-i şehadeti söylese ve o hâl üzere ölse cennete gider mi?
CEVAP
Günahlar içinde yüzüp ibadetten uzak kimsenin imanla ölmesi çok zordur. Ancak imanla ölebilirse, günahlarının cezasını çektikten sonra elbette Cennete gider. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Kalbinde zerre kadar imanı olan kişi ateşten çıkar.) [Buhari, Müslim, Tirmizi]

İbadeti ve iyiliği küçük görmemelidir. Basit sandığımız bir iyilik kurtuluşumuza sebep olabilir. Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Ömründe hiç hayır yapmayan bir Müslüman, [başka Müslümanların ayağına batmasın diye] bir dikeni yoldan kaldırdı. Onun bu işi, Allah indinde makbul oldu ve Cennete gitti.) [Ebu Davud]

Sual: Zerre imanı olan Cennete mutlaka girecek deniyor. Zerre iman nedir?
CEVAP
Amentü’deki altı esasa inanan, Peygamber efendimiz ne bildirdiyse hepsine inandım, beğendim, hepsini kabul ettim diyen kimse, zerre imana kavuşmuş demektir.

Allah'ın rahmeti geniştir, Muhammedün Resulullah demeye lüzum yok dense, İslamiyet ile alaka kesilir, zerre iman hasıl olmaz. Bir hadis-i şerif meali:
(Lâ ilahe illallah Muhammedün Resulullah diyerek, kalbinde zerre kadar imanı olan kişi ateşten çıkar.) [Buhari, Müslim, Tirmizi]

İmanın altı şartına inanılsa, içinden birine, mesela Peygamberlerden birine inanılmasa, hatta bir farzı, bir sünneti beğenmese, o kimse mümin olamaz. Yani imanın altı şartına inanmamış olur.

Zerre imanla ölebilmek için de haramlardan kaçmaya, ibadetleri yapmaya çalışmalıdır. Çünkü işlenen günahlar iman nurunu söndürebilir, yani o insanı küfre sürükleyebilir.

Sual: Kelime-i şehadeti söyleyip imanla ölen herkes mutlaka Cennete girecek midir?
CEVAP
Zerre imana sahip olan elbette girecektir. Ancak, ibadet etmeyen ve günahlardan kaçınmayan imanını muhafaza edemez, küfre düşer. Muhafaza edebilen ise muhakkak Cennete girer.

Hazret-i Muaz anlatır:
Resulallah, (Ya Muaz, Allahü teâlânın, kulları üzerine ve kulların Allahü teâlâ üzerine hakkı nedir) buyurdu. Ben de, (Allah ve Resulü daha iyi bilir) dedim. (Allahü teâlânın kulları üzerine hakkı, Allah’a [Onun bildirdiği gibi inanarak, beğenerek] ibadet etmeleri ve Ona şerik koşmamalarıdır. Kulların Allah üzerine hakkı da, Ona şerik koşmayanı azap etmemesidir) buyurdu. (Ya Resulallah insanlara bu müjdeyi vereyim mi?) diye sorunca, (Hayır, buna güvenirler de iyi işlerden vazgeçebilirler [diğer emir ve yasaklara riayet etmeyip felakete düşebilirler]) buyurdu. (Buhari, Müslim, Tirmizi)

Resulullah, (Allah’tan başka ilah olmadığına, Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna ihlasla şehadet eden [bunu muhafaza edip müslüman olarak ölen] herkese, Allahü teâlâ ateşi haram kıldı) buyurunca, (Ya Resulallah bunu insanlara haber vereyim mi?) dedim. (O zaman buna güvenirler de iyi işlerden vazgeçerler) buyurdu. (Buhari, Müslim, Tirmizi)

Hazret-i Muaz, bildiği şeyi gizlemek günahından kurtulmak için bunu vefatından az önce haber verdi.

Sual: Büyük günah işleyen müminler de Cennete girecek midir?
CEVAP
Şefaate kavuşursa hiç Cehenneme girmeden Cennete girecektir. Şefaat büyük günahlar için olacaktır. Zerre imanı olan kıyamette büyük nimete kavuşacaktır. Peygamber efendimiz, yemin ederek şöyle buyuruyor:

(Şunları yeminle söylüyorum:
1- Facir olan [çeşitli günahlar işleyen], maişetini kazanmaktan da ahmak olan mümin Cennete girecektir.
2- Günahları sebebiyle Cehennem ateşi yakmış olan da Cennete girecektir.
3- Kıyamette Allahü teâlâ hiç kimsenin hatırına hayaline gelmeyecek şekilde müminleri affedecektir.
4- Allahü teâlâ, öyle çok mağfiret edecek ki, İblis bile acaba ben de affolacak mıyım diye başını kaldıracaktır.) [Beyheki]

(Şunlar kimde bulunursa Allahü teâlâ, onun vücudunu Cehenneme haram eder, onu şeytandan ve nefsinden korur. Nefsi [günah olan] bir şeye heves ettiği halde nefsine hakim olup, onu yapmayan ve nefsi, [hayırlı bir şeyi, bir ibadeti] yapmak istemediği halde onu yapan, nefsinin şehvet ve gazabına hakim olur. Şunlar da kimde bulunursa, Allahü teâlâ onu rahmetine gark ederek Cennetine koyar: Bir yoksulu barındırmak, zavallı birine acımak, hizmetçiye iyi muamele etmek, ana ve babasına infak etmek.) [Deylemi]

32 ve 54 farz

Sual: 32 farz nelerdir?
CEVAP
Her müslümanın, otuz iki farzı bilmesi lazımdır. 32 farz şunlardır:

İmanın şartı: Altı (6)
İslamın şartı: Beş (5)
Namazın farzı: Oniki (12)
Abdestin farzı: Dört (4)
Guslün farzı: Üç (3)
Teyemmümün farzı: İki (2)
Teyemmümün farzına üç diyenler de vardır. Bu zaman, hepsi 33 farz olur.

İmanın şartları (6)
1- Allahü teâlânın varlığına ve birliğine inanmak.
2- Meleklerine inanmak.
3- Allahü teâlânın indirdiği Kitaplarına inanmak.
4- Allahü teâlânın Peygamberlerine inanmak.
5- Ahiret gününe inanmak.
6- Kadere, yani hayır ve şerlerin (iyilik ve kötülüklerin) Allahü teâlâdan olduğuna inanmak.

İslamın şartları (5)
7- Kelime-i şehadet getirmek.
8- Her gün beş kere vakti gelince namaz kılmak.
9- Malın zekatını vermek.
10- Ramazan ayında her gün oruç tutmak.
11- Gücü yetenin ömründe bir kere hac etmesidir.

Namazın farzları (12)
A- Dışındaki farzları yedidir. Bunlara şartları da denir.

12- Hadesten taharet.
13- Necasetten taharet.
14- Setr-i avret.
15- İstikbal-i Kıble.
16- Vakit.
17- Niyet.
18- İftitah veya Tahrime tekbiri.

B- İçindeki farzları beştir. Bunlara rükün denir.
19- Kıyam.
20- Kıraat.
21- Rüku.
22- Secde.
23- Ka’de-i ahire.

Abdestin farzları (4)
24- Abdest alırken yüzü yıkamak.
25- Elleri dirsekleri ile birlikte yıkamak.
26- Başın dörtte birini mesh etmek.
27- Ayakları topukları ile birlikte yıkamak.

Guslün farzları (3)
28- Ağzı yıkamak.
29- Burnu yıkamak.
30- Bütün bedeni yıkamak.

Teyemmümün farzları (2)
31- Niyet etmek.
32- İki elin içini temiz toprağa sürüp, yüzün tamamını mesh etmek.
Tekrar elleri temiz toprağa vurup, önce sağ ve sonra sol kolu mesh etmek.
Teyemmümün farzı üçtür diyenlere göre, bu son ikisi, iki ayrı farz olarak söylenir.

Sual: 54 farz hangileridir?
CEVAP
İslam âlimleri, her müslümanın öğrenmesi, inanması ve tâbi olması lazım olan farzlardan elli dört adedini seçmişlerdir. 54 farz şunlardır:

1- Allahü teâlâyı bir bilip, Onu hiç unutmamak. [Yani her şeyi İslamiyet’e uygun yapmaya çalışmak.]

2- Helalinden yiyip içmek.

3- Abdest almak.

4- Her gün vakti gelince, Beş vakit namaz kılmak.

5- Hayzdan, nifastan ve cünüplükten gusletmek.

6- Kişinin rızkına, Allahü teâlânın kefil olduğuna inanmak.

7- Helalinden temiz elbise giymek.

8- Hakka tevekkül ederek çalışmak.

9- Kanaat etmek.

10- Nimetleri için, Allahü teâlâya şükretmek [nimetlerini emrolunan yerlerde kullanmak].

11- Kaza ve kadere razı olmak.

12- Belalara sabretmek [isyan etmemek].

13- Günahlardan tevbe etmek.

14- İhlasla ibadet etmek.

15- İslam düşmanlarını düşman bilmek.

16- Kur'an-ı kerimi dört delilden biri bilmek.

17- Ölüme hazırlanmak yani farzları yapıp haramlardan kaçarak imanla ölmeye çalışmak.

18- Allahü teâlânın sevdiğini sevip, sevmediğini sevmemek ve bundan kaçmak. [Buna Hubb-i fillah ve buğd-i fillah denir.]

19- Ana babaya iyilik etmek.

20- Gücü yetenlerin, imkanı nispetinde dinin emirlerini yaymaya çalışması.

21- Mahrem olan salih akrabayı ziyaret etmek.

22- Emanete hıyanet etmemek.

23- Daima, Allah’tan korkarak, haramlardan sakınmak.

24- Allah’a ve Resulüne itaat etmek. [Yani her şeyi İslamiyet’e uygun yapmak]

25- Günahtan kaçıp, ibadet ile meşgul olmak.

26- Hükümdara karşı gelmemek.

27- Âleme ibretle bakmak.

28- Allahü teâlânın varlığını tefekkür etmek.

29- Dilini haram, fuhuş olan sözlerden korumak.

30- Kalbini dünyanın faydasız şeylerinden, zararlı isteklerinden temizlemek

31- Hiç kimseyi alay etmemek.

32- Harama bakmamak.

33- Hep sözüne sadık olmak.

34- Kulağını fuhuş söz ve çalgıdan korumak.

35- Farzları ve haramları öğrenmek.

36- Tartı, ölçü aletlerini, doğru olarak kullanmak.

37- Allahü teâlânın azabından emin olmayıp daima korkmak.

38- Allahü teâlânın rahmetinden, ümidini kesmemek.

39- Müslüman fakirlerine zekat vermek ve yardım etmek.

40- Nefsin haram olan isteklerine uymamak.

41- Aç olanı Allah rızası için doyurmak.

42- Yetecek kadar rızık [yiyecek, giyecek ve ev] için çalışmak.

43- Malının zekatını, ürünlerinin uşrunu vermek.

44- Âdetli ve lohusa halinde bulunan hanımı ile ilişkide bulunmamak.

45- Kalbini günahlardan temizlemek.

46- Kibirli olmaktan sakınmak.

47- Yetim çocuğun malını korumak.

48- Genç oğlanlara, şehvete sebep olacak durum ve hareketlerden uzak durmak

49- Günlük vakit namazlarını kazaya bırakmamak.

50- Şirk koşmamak.

51- Zinadan kaçınmak.

52- Alkollü içki içmemek.

53- Boş yere yemin etmemek.

54- Haksız yere, zulümle yani gayri meşru olarak başkasının malını almamak. Kul hakkından korkmak. [En önemli kul hakkı ve azabı en çok olan, akrabasına ve emri altında olanlara emr-i maruf yapmamak, bunlara din bilgisi öğretmemektir. Bid'at sahibinin, Ehl-i sünnet itikadını değiştirmesi, dini, imanı bozması da böyledir.]

Emali kasidesi

Sual: Emali kasidesini çok övüyorlar. Bu kaside hakkında bilgi verir misiniz?
CEVAP
Büyük İslam âlimlerinden, Siraciyye fetva kitabının sahibi, Ali Uşi hazretlerinin yazdığı Emali kasidesinde, Ehl-i sünnet itikadı manzum olarak çok güzel anlatılmıştır. Orijinal aslı şahane bir manzumedir. Bu eserde özetle deniyor ki:

Allahü teâlâ, ezeli ve ebedidir. Hayır da, şerri de yaratan odur. Fakat O, şerre razı değildir.

Allah’ın sıfatları, zatının aynı da, gayrı da değildir. Bütün sıfatları da ezeli ve ebedidir. O hiçbir şeye benzemez.

Her şeyi yoktan yaratan Allahü teâlâ, Arşı da yaratmıştır, fakat oraya yerleşmiş denilemez. Çünkü Arşı yaratmadan önce de var idi. Mekandan ve zamandan münezzehtir.

Mukallidin imanı muteberdir. [Ana babasını, hocalarını taklit ederek, doğru itikada kavuşan kimsenin imanı sahihtir. Ancak, inceleyip araştırmadığı için, yani fen bilgilerini kısaca öğrenip, Allahü teâlânın varlığını düşünmediği için, günah işlemiştir. Fen bilgisini öğrenmemiş bir kimse, ana babadan, kitaptan öğrenerek iman ettiği, düşünerek kabul ettiği, aklını kullanarak inandığı için, istidlali terk etmiş sayılmaz diyen âlimler de vardır.]

Kuran-ı kerim kelam-ı ilahidir, mahluk [yaratık] değildir.

Cennette nimetler, Cehennemde azap vardır. Cennet ve Cehennem hiç yok olmaz.

Müminler, Cennette iken, hiçbir şeye benzemeden Allahü teâlâyı görünce başka nimetleri unuturlar.

Allahü teâlâya en faydalı olanı yaratması farz [mecbur] değildir.

Peygamberlere ve meleklere [ve Amentü’deki diğer esaslara] inanmak farzdır.
Hazret-i Muhammed aleyhisselam son peygamberdir, dini kıyamete kadar bâkidir, miracı da haktır. Bütün peygamberler, peygamberlikten önce de sonra da günah işlemezler. Kadınlardan peygamber gelmemiştir.

Hazret-i İsa gelecek, Deccalı öldürecektir.
Evliyanın kerameti haktır.

Ebu Bekr-i Sıddık, bütün eshab-ı kiramdan üstündür.

Akıl baliğ olanın Allah’ı bilmemesi özür olmaz.
Kâfirin son nefesteki imanı makbul değildir.

İbadetler, ameller imanın parçası değildir. [Yani farzı yapmayana kâfir oldu denmez.] Katillik, gasp, zina gibi büyük günah işleyen müslümana kâfir oldu denilmez. Bir müddet sonra, dinden çıkmayı niyet eden, o anda dinden çıkıp kâfir olur.

Elfaz-ı küfürden bir sözü, anlamını kabul etmese de söyleyen kâfir olur. [Yani şaka olarak veya güldürmek için söylese yine küfür olur. Mesela ben peygamberim dese küfür olur.] Sarhoş iken, elfaz-ı küfrü söyleyene kâfir dememelidir.

Helal da haram da rızktır.
Kabir suali ve kabir azabı haktır.

Affa ve şefaate kavuşanlardan başka bütün günahkârlar, günahlarının cezalarını çekeceklerdir.

Müminlerin, Cennete girmesi Allah’ın fazlındandır. Çünkü kimse ameliyle Cenneti hak edemez.

İnsanlar, dirilince hesaba çekileceklerdir.

Kıyamet günü amellerin tartılması ve sırattan geçmek haktır.
Bu dünya sonradan yaratılmıştır.

Duaların etkisi vardır.
Dağlar kadar büyük günahı olanlar da, az veya çok şefaate kavuşacaktır.

Cennet de Cehennem de şu anda mevcuttur.

İman ehli, günahların cezası olarak ebediyen Cehennemde kalmayacaktır. [Cehennemde ebedi kalmak kâfirlere mahsustur.]

Dinde on esas

Taberani’de bildirilen bir hadis-i şerifte, İslamiyet’in şu on esasından biri noksan olan kimsenin, zararda olduğu bildirilmektedir:

1- La ilahe illallah, Muhammedün resulullah demek
Müslüman olmak için, bu kelime-i tevhidi, inanarak söylemek gerekir. Müslüman olan bir kimseye, ilk önce (La ilahe illallah, Muhammedün resulullah) kelimesinin manasını bilmek ve inanmak farzdır. Bu kelimeye, Kelime-i tevhid denir. Kısaca manası, (Allah’tan başka ilah yoktur. Muhammed aleyhisselam da Onun Resulüdür) demektir. Resulullaha inanmak demek, Onun bildirdiklerinin tamamını kabul etmek, inanmak ve hepsini beğenmek demektir.

Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Amellerin kıymetlisi La ilahe illallah demektir.) [Hakim]

(La ilahe illallahı çok söyleyerek imanınızı tazeleyin!) [Taberani]

(La ilahe illallah diyen bela ve sıkıntılardan kurtulur.) [Bezzar]

2- Namaza devam etmek
Namazı doğru kılan, Allahü teâlânın sayılamayacak kadar çok olan bütün nimetlerine şükretmiş sayılır. Nitekim, (Namaz, şükrün bütün aksamını camidir) buyuruluyor. Namaz dinin direğidir, terk eden dinini yıkmış olur. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekat verenlerin mükafatları Rableri katındadır. Onlar için korku ve üzüntü yoktur.) [Bekara 277]

3- Zekat vermek
Kur'an-ı kerimde, zekat çok yerde namazla birlikte emredilmiştir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Allah’a ve Resulüne inanan, malının zekatını versin!) [Taberani]

(Zekat vermekle müslümanlığınız mükemmel hâle gelir.) [Bezzar]

(Zekat vermeyene Allahü teâlâ lanet eder.) [Nesai]

4- Oruç tutmak
Ramazan ayında, bir ay oruç tutmak farzdır. (Bekara 185)
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Oruç tutan dostum, tutmayan ise düşmanımdır.) [Beyheki]

(Ramazan orucunu tutup ölen, Cennete girer.) [Deylemi]

(Ramazanda bir gün oruç tutmayan, onun yerine bütün yıl oruç tutsa, Ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz.) [Tirmizi]

5- Haccetmek
Mekke-i mükerreme şehrine gidip gelinceye kadar, geride bıraktığı çoluk-çocuğunu geçindirmeye yetişecek maldan fazla kalan para ile oraya gidip gelebilecek kimsenin, ömründe bir kere, Kâbe-i şerifi tavaf etmesi ve Arafat’ta durması farzdır. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Yoluna gücü yetenlerin Beytullahı haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır.) [A.İmran 97]

Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Haccı kabul olanın, bütün günahları affolur.) [Beyheki]

(Hac yolunda harcanan mal için, yediyüz misli sevap verilir.) [Beyheki]

(Hac etmek için Mekke’ye giderken ve oradan dönerken ölene, ahirette terazi kurulmaz, hesaba çekilmez ve günahları affedilir.) [İsfehani]

6- Cihad etmek
Önemli bir ibadettir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Allah yolunda cihad edin ki, kurtuluşa eresiniz.) [Maide 35]

Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:
(En kıymetli amel cihaddır.) [Taberani]

(İnsanların en üstünü, canı ve malı ile Allah yolunda cihad edendir.) [İ.Ahmed]

(Cihadın en faziletlisi, farzları ifa etmektir.) [Taberani]

7- Emr-i maruf
İyiliği emretmek, yaymak demektir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(İmkanı var iken, emr-i maruf ve nehy-i münker yapmayan bizden değildir.) [Tirmizi]

8- Nehy-i münker
Kötülükten sakındırmak demektir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Şehidden üstün mücahid, emr-i maruf ve nehy-i münker yapandır.) [İ.Gazali]

9- Cemaate katılmak
Birlikte rahmet, ayrılıkta azab-ı ilahi vardır. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Cemaatten ayrılan yüzüstü Cehenneme düşer.) [Taberani]

10- Taat
Allahü teâlânın beğendiği şeylerdir. Bunları yapan müslüman sevaba kavuşur. Allahü teâlânın beğendiği şeylerin hiçbirini yapmayan kimse, elbette büyük zarara uğrar.
Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Beni [taatle] zikredin ki, ben de sizi [rahmetle] zikredeyim) [Bekara 152]

Hadis-i şerifte de buyuruluyor ki:
(Allahü teâlâ, taatten gafil olan kimseyi sevmez.) [Deylemi]
 

About

,

Site Info

Not :Sitemizde yayınlan tüm yazılım oyun v.b. dosyaların hepsi denem sürümü veya demodur. sex filmleri

SemboLForum

adult2 cizgi film izlesitemap

Text

Net Eviniz Copyright © 2009 Community is Designed by Bie